Kamil Bir İnsan Ne Demek? – Olgunluk mu, Yoksa Sadece Çay Demleme Sanatı mı?
Bir gün biri bana “Sen çok kamil bir insansın.” dedi. Ben de “Teşekkür ederim ama kamil kim, ben niye onun yerini aldım?” diye sordum. İşte o anda fark ettim ki, “kamil” sadece bir isim değil, bir yaşam felsefesiymiş! Bugün gelin, bu gizemli kelimenin peşine düşelim. Ama ciddiyet beklemeyin, çünkü biz burada kahkaha ve düşünceyi aynı tencerede demliyoruz!
Kamil Olmak: Sadece Sakin Kalmak mı, Yoksa Her Şeyi İçine Atmak mı?
“Kamil bir insan” denince çoğumuzun aklına; sabırlı, olgun, her şeye gülümseyen, kriz anında bile “sıkıntı yok” diyen biri geliyor. Ama dürüst olalım: bu tanım biraz fazla mükemmel değil mi? Gerçek hayatta “kamil insan” dediğin, bazen trafikte korna çalmadan sinirini içine gömen, bazen de kahvesi dökülünce “evren bana mesaj veriyor” diyen kişidir.
Yani kamil olmak, her şeyi bilmek değil; bilmediklerini de paniklemeden kabullenebilmek sanatı. Özetle, “olgunluk” biraz da “yorgunluk”tan gelir.
Erkeklerin Kamil Versiyonu: Stratejik Sükûnet Operasyonu
Erkek dünyasında “kamil insan” genellikle şöyle çalışır: duygular yok, plan var. Mesela bir tartışma anında erkek kamil der ki: “Bak bu konuda stratejik düşünelim.” Halbuki kadın “strateji” kelimesini duyduğu an zaten sinir katsayısı +10 olur. Çünkü kadın için ilişki bir satranç tahtası değil, duygusal bir senfoni!
Erkek kamil insan genelde “çözüm odaklıyım” diyerek olayı analiz eder ama bu sırada partneri aslında sadece “duyulmak” ister. Erkek “Nasıl çözeriz?” diye sorarken, kadın “Neden böyle hissettim?”i tartışmak ister. Ve işte o anda evdeki barış anlaşması pamuk ipliğine bağlıdır!
Kadınların Kamil Hali: Empatiyle Gelen Bilgelik (ve Biraz Kaş Göz Oyunu)
Kadın kamil insanın gücü empatisindedir. O, herkesin duygusunu radar gibi algılar. “Bugün iyi misin?” der, ama sesiyle, bakışıyla, kahve fincanını tutuşuyla bile terapi başlatır. Ancak yanlış anlaşılmasın; empati yorgunluğu diye bir şey de vardır! Kadın kamil bazen “herkesi anlayacağım derken” kendi iç sesini duyamaz hale gelir. O yüzden zaman zaman Netflix’te dizi açıp “bugün kimseyle empati kurmayacağım” diyebilir — bu da gayet kamilcedir.
Kamil Olmak Zorunda mıyız, Yoksa Biraz Dağınık Kalabilir Miyiz?
Toplum bize sürekli “kamil ol” diyor. Sabırlı ol, anlayışlı ol, düşünceli ol… Ama kimse demiyor ki “biraz dağınık ol, biraz şaşır, bazen saçmalayıver.” Halbuki asıl kamillik, kendi eksiklerini de kucaklayabilmekte. Yani sabah işe giderken yanlış çorap giydiyseniz, panik yapmayın; evren size “kusurlar da karakterin parçası” mesajını veriyor olabilir!
Kamil İnsan = Hatalarıyla Barışık Süper Kahraman
Gerçek kamil insan, mükemmel değil; kendi eksiklerini mizahla sarıp sarmalayabilen kişidir. Hayatı ciddiye alır ama kendini asla fazlaca ciddiye almaz. Çünkü bilir ki; gülümsemek, olgunluğun en doğal hali. Yani belki de “kamil olmak”, sabır testini geçmek değil; sinir krizi eşiğinde bile “ben çay koyayım, sen anlat” diyebilmektir.
Son Söz: Hepimiz Biraz Kamiliz, Biraz Da Dağınık
“Kamil bir insan ne demek?” diye sormuştuk, değil mi? Belki de cevap basit: kendini geliştirmeye çalışan, bazen sabırlı bazen sabırsız, ama her seferinde içten biri. Kısacası, kamil insan; sabah işe geç kalıp yine de kapıdan çıkarken aynaya gülümseyendir.
Peki senin içindeki “kamil” ne durumda? Yorumlara yaz: sabır testini en son nerede verdin? Trafikte mi, ilişkide mi, yoksa kahve makinesiyle mi?